Dünya markası Lacoste’den KKTC açılımı

DÜNYACA ünlü Fransız hazır giyim ve spor markası Lacoste’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) mağaza açtı. KKTC’nin Başkenti Lefkoşa’nın en popüler caddesi olan Dereboyu’nda açılan mağazada, Türkiye fiyatlarına satışlar başladı. Lacoste’yi KKTC’ye getiren grup yeni mağazanın duyurusunu halka; “Gelmez denen geldi” sloganı ile yaptı.

Lacoste’yi KKTC’ye getiren şirketin direktörü Kemaler Grup Direktörü Hüseyin Kemaler, “Bir dünya markasını Kıbrıslı Türklere kazandırdıkları için mutlu olduklarını” söyledi. Marka’nın KKTC’ye gelmesi sürecinin 3 yıl sürdüğünü söyleyen Kemaler, Lacoste’nin Kuzey Kıbrıs’a gelmesini değerlendirdi, sorulara yanıt verdi.

Dünyaca ünlü bir markayı Kuzey Kıbrıs’a kazandırdınız. Düşünceleriniz nelerdir?

Bizim aile şirketimiz her zaman dünya markalarını kktc tüketicisine kazandırmayı başarmıştır. Bunun için ve bir yeni markayı da Kıbrıs tüketicisine kazandırdığımız için çok mutluyuz.

‘Gelemez dendi, geldi’ sloganınız var. Neden gelemez anlayışı vardı ki?

Bazı dünya markaları için var olacakları pazarların çok önemi vardı, hem pazarın regülasyonlarının, yani Pazar denetimlerinin olması ve markanın imajını koruya bilmeleri çok önemlidir. Bu sebepten birçok firma bu markalar ile ilgili müracaatları olmuş ve sonuca ulaşamadılar Bu da böyle bir imaj oluşmasına sebep olmuştur.

Markanın Kuzey Kıbrıs’a kazandırılması sürecinde zorluklar yaşadınız mı?

Evet bu marka çalışmamız 3 sene süren bir projenin parçasıdır. Markayı bünyemize katmada tüm ailemizin benim ve kızlarımın , kardeşim ve onun çocuklarının da bu işe destek vermeleri ve hep beraber çalışmamızın bir neticesidir. Kemaler gurup 1983 den beri dünya marlakarı ile çalışmaktadır ve konuda deneyim kazanmış bir firmadır. Marka yönetmek tecrübe ister. Bu konudaki tecrübemiz başarmamızda etken olmuştur.

Ambargoların olduğu bir durumda dünyaca ünlü markaların Kuzey Kıbrıs’ı son zamanlarda tercih etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

KKTC ticari olarak ambargo olduğu kanaatinde değilim. Önemli olan pazarın düzgün çalışmasını sağlayacak yasaların ve kuralların olması ve bunlarında denetlenmesidir. Markaların Kıbrıs’ı tercih etme gibi bir düşüncesi bence yoktu, ama Kıbrıs’ın yetenekli ve başarılı iş adamlarının gayretleri ve azimleri ile markalar Kıbrıs’a olumlu bakmaya başlamışlardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir